5 Ocak 2008 Cumartesi

yol



gitmenin sonsuz arzusu tinimde. damarlarım akın akın işgal altında. benliğim vicdanın reddinde. ışın ışın tek bir arzu ele geçiriyor yanlarımı; yol.

yolda olmanın içine düşmeyenleri bilmezler, yol seyahat değildir, gidiş, varış amacında değildir ve yol tıpkı hayat gibi sonsuzdur. eylem yolda olmak, sebep, amaç, arzu... yolda olmak ve bunun ötesi yok.

yol bir kez seni ele geçirdiğinde dönüşü yoktur. ruhuna sonsuz junk gibi giren yol, seni kendine bağlarken esirsizliğin, sonsuzluğun ve -sızlığın kapılarını açar. bir algı olayıdır tüm olan biten der nice kutlu kişilik, bir algı olayıdır yaşam ve yol, algını açan, betimleyen, betimsizleştiren, sınırsızlaştıran, seni özgürleştirendir ki tüm bunlar yaşamsal pratiklerin gerisine dairdir zira bu yüzdendir yol'un algılanmayışı tüm bedenler tarafından. bedeni yıkmak demek maddenin aşımında koca bir adımsa ve ki maddeyi aşmanın hiçbir anlam taşımadığı ruhlar -ki onlar ruhlarını ve bedenlerini birbirlerinden ayırdıkları gibi ruhlarını da maddeleştirerek kendilerine en sonsuz duvarları inşa edenlerdir.- asla algılayamayacaklardır gerçeği ve gerçeğin her -defasında- yolda keşfini.

yol sahipsiz ve aitsizliktir zira yolda yaşam bedenen ve ruhen dokunmamak, akmaktır. akmak ki suya özgüdür ve su karşısına her ne çıkarsa çıksın saf varlığından bir şey kaybetmeden kendi kalandır. yol su olmaktır ki bu varlığın maddesel ilk izdüşümüdür aynı zamanda; rahim boşluğundaki salıntısını özleyen bireyin nihai yönelimidir yol.

ve bu nedenledir ki toplumun 'sıradan' bireyinin de yaşamının sonuna dek süregiden özlemidir yol, onu kuşatan binbir duvar içinde -ki bu kuşatmanın epeyce önemli yapıtaşı ailedir.- toplumun ona sahip olmasını imlediği onlarca şeye sahip olsa dahi mutsuzluğun onu sarmasının nedenidir. sonsuza dek rahmi özleyen insan, toplum normları içindeki yaşamında akamaması, akışın içinde kendini akışın bir parçası, kendini akış hissedememesi sonucunda o arayıştan bu arayışa sürükleyip yolu arayacak, rahmini özleyecek, mutsuz olacaktır.

yol bireyin kendini varlığına en yakın hissettiği'dir, rahme dönüştür ve yol, birey varlığının en nihai amacı, özüdür.

"çünkü yol, hayattır."
jack kerouac - on the road

2 yorum:

marti dedi ki...

tesekkurler bu yaziyi paylastiginiz icin, cok begendim! yollar hic bitmeyecek!

dharma satori sirana dedi ki...

teşekkürler,
hiç bitmemesi dileğiyle..
selamlar.